8 Mayıs 2012 Salı

EKONOMİK ANAYASA

Son yıllarda dünya iktisatçıları, siyasetçilerin ve hükümetlerin sorumsuzca kullandıkları para basma, vergileme, harcama ve borçlanma gibi yetkilerine sınırlamalar getirilmesi gerektiğini vurgulamaktadırlar, iktisat teorisyenleri siyasal iktidarların ellerindeki güç ve yetkilerin mutlaka anayasal normlarla sınırlandırılması gereği üzerinde durmakta ve ayrıca Anayasal İktisat (Constitutional Economies) adı verilen yeni bir araştırma alanında hükümetlerin ekonomiyi daha fazla politize etmeleri için Anayasanın içerisinde Ekonomik düzenlemelerin oluşturulması önerilmektedir.

Artık dünyada devlet müdahalesini savunan geleneksel Keynezyen İktisat Teorisi, Sosyal Refah Devleti ve benzeri müdahaleci devlet anlayışları reddedilmektedir. Artık dünyada hem bireylerin, hem de devletin hak, yetki, güç ve sorumluluklarının mümkün olduğu ölçüde kesin çizgilerle belirlenmesi gereği üzerinde durulmaktadır. Gelişmiş ülkelerde uygulanan ve adına Anayasal İktisat Teorisi denilen sistem, devletin iktisadi alandaki görev, fonksiyon ve yetkilerinin mutlaka sınırlandırılması aksi halde büyüyen devletin bireylerin hak ve özgürlükleri üzerinde tehlike oluşturacağını belirtmektedir. Ülkemizin bugün gelmiş olduğu noktada ekonomik özgürlüklerin siyasal ve demokratik özürlüklere ne derece etkili olduğu çok açık ve seçik bir şekilde görülmektedir. Bu nedenle dünyada tartışması yapılan “Ekonomik Anayasanın ülkemiz için de son derece elzem olduğuna inanmaktayız. Bu amaçla çalışmamızda ülkemizin ekonomik sorunları ve böyle bir düzenlemeye gidilmesindeki zorunluluğu incelemeye çalışarak, yine ülkemizde çağdaş anayasallığın ve anayasal demokrasinin gereği olduğuna inandığımız ekonomik anayasanın oluşturulması konusundaki önerilerimizi sunmaya çalışacağız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder