Adnan şahin kişisel içerikli blog saifesi. Adnan ve şahin hakkında haberler, değerlendirmeler, yorumlar, ekşi sözlük yazıları. Adnan Şahin Ekşi.
29 Mayıs 2012 Salı
adnan şahin, şahin, adnan,
Bu taramanın yararları hakkında istatistik yorumlama söz konusu olduğunda Bilimsel tartışmalar yeni değil," Adnan Şahin , Akciğer Kanseri İttifak Başkanı ve CEO'su. "Bu çalışma, fayda ve zarar abartılı oynamak kötü oynamak gibi görünüyor.
Adnan Şahinin resimi google görseller http://www.kadinyasam.gen.tr/wp-content/uploads/2012/05/adnan-sahin-resimleri.png
Adnan Şahin Bu akciğer kanseri taraması için uygulanması bilimsel tartışmaların ötesine geçmenin zamanı gelmiştir, devam etti. Diğer saygın tıp toplumların verileri analiz ve daha olumlu bir destekleyici yaklaşım almış. Ayrıca, bu ülkede tıp merkezleri de enstitü kaliteli tarama programlarına düşünceli taşındı. Onlar bunu yapmak için doğru şey ve risk en aza indirilmesi ve faydanın maksimize ederken, etkin yapılabilir anlıyoruz.
Ayrıca Facebook Profili için inceleyiniz http://profile.ak.fbcdn.net/hprofile-ak-snc4/372734_560799525_606002830_n.jpgAdnan Şahin
Bugün, 100 siteleri üzerinden şimdi Ulusal Çerçeve ilkelerine ve kim akciğer kanseri taraması için aday mevcut kanıtlara dayalı net bir bilgi sunmayı taahhüt var. Bu siteler NCCN ve Uluslararası Akciğer Kanseri Erken Eylem Programı (I-ELCAP) deneyimli, multi-disipliner klinik ortamında tarama kalitesi, radyasyon dozu ve teşhis prosedürleri kontrol için kurallar hem dayalı kapsamlı standartlara uygun vardır.
25 Mayıs 2012 Cuma
Petlas’ı yeniden yaratan adam
Bu nedenle şimdi artık bütün büyükşehir belediyeleri, askeri araçlar, hatta yurtdışındaki bazı belediyeler Petlas kullanıyor.
Genel Müdür Adnan Şahin Petlas’ın faaliyet stratejisini şöyle sıralıyor:
“Petlas’ın stratejisi ve ana hedefi, Türkiye’deki lastik pazarından yüzde 20 pazar pay alan, ürettiğinin en az yüzde 30’unu yurtdışına satan, çalışanları ile bütünleşmiş, çağdaş bir kuruluş olarak kalitesiyle, satışıyla bir dünya firması olmaktır. Petlas mevcut performansı ile bu hedefleri kolayca yakalayabilecektir.
Böylelikle, dünyada savaş uçağı lastiği üretip ihraç eden çok az sayıdaki kuruluştan birisi olarak ülkemizin, ekonomisine katkıda bulunacağız, hem de Türkiye’nin imajını yükselteceğiz. Bunun yanı sıra Kırşehir’e hayat vereceğiz ve Kombassan içinde de lokomotif bir kuruluş olacağız.”
Bir işçi ailesinin çocuğu olarak 1959 yılında doğan Petlas Yönetim Kurulu başkanı ve genel Müdürü Adnan Şahin, ilk, orta ve lise tahsilini Ankara’da tamamladıktan sonra, ODTÜ’den mezun oldu. Bir süre Suudi Arabistan’da bir firmada elektrik mühendisi olarak çalışmasının ardından, “Matematik model” üzerine mastır yapmak üzere İngiltere’ye gitti. Bir süre soma yurda dönüp, kısa dönem askerlik yapması gerekirken, kendi ifadesine göre, tanıdığı bir milletvekili aracılığı ile torpil bulup 18 ay askerlik yaptı.
Türkiye'nin gururu
Kuşkusuz bu durum Türkiye için bir gurur olacak. Çünkü dünyada sadece 10-15 tane uçak lastiği üreten firma var. Bu konuda Türk Silahlı Kuvvetleri ve Savunma sanayiini Güçlendirme Vakfı tarafından da destekleniyoruz.”
Petlas, uçak lastiği dışında, ağır vasıtalar ve zor yollarda kullanılan “Çapraz Kesim Lastik” çeşitleri üretiyor. Türkiye’nin yıllık lastik tüketimi 14 milyon adet, bunun 2 milyonu ithal ediliyor. Tüketimin 3 milyonu “Çapraz Kesim” lastiklerden oluşuyor ve Petlas bu pazardan yüzde 30 pay alıyor. Hızlı ve hafif araçların kullandığı “Radyal” lastik üretimine başladığında Petlas’ın bu pazardaki payı daha da artacak. Üretimin yüzde 30’u İngiltere, İrlanda, Hollanda başta olmak üzere 45 ülkeye, dünya piyasa fiyatlarıyla ihraç ediliyor. 199B yılında bu ihracattan, ülkeye 3 trilyon liralık döviz kazandıran Petlas’ın Genel Müdürü Adnan Şahin, üretimde ithal girdilerin payının çok az olduğunu, bu nedenle ülkeye net döviz girişi kazandırdıklarını özellikle vurguluyor.
Adnan Şahin, kendilerinden önceki dönemde yapılan testlerde, performansı en yüksek ürün olarak bulunduğu için bu gün de, büyük kentlerdeki toplu taşıma araçlarının da, Petlas lastiği kullanıldığını belirterek, şöyle devam ediyor Adnan şahin:
yerli teknolojiyle üretilecek olan lastikler Adnan Şahin
Genel Müdür Adnan Şahin, Petlas’ın bugün kötü günleri geri de bırakmasının nedenleri arasında, çalışanların eğitilip, motive edilmesi dışında. 700 adet/gün olan lastik üretiminin 3000 adet/güne ve yüzde 10-30 arasında olan kapasite kullanımının, yüzde 60-93’e çıkartılmasının, üretim aşamasında daha önceleri çok yüksek olan fire oranının, şimdi önemli ölçüde düşürülmesinin, dolayısıyla birim maliyetlerin gerilemesinin önemli yer tuttuğunu belirtiyor Adnan şahin.
Bugün Fantom, F-4, F-5 ve askeri kargo uçağı C-130 uçaklarına lastik üreten Petlas, F-16’lann lastiklerini yapmak için Hava Kuvvetleri Komutanlığıyla anlaşma yapmış bulunuyor. Ön lastiklerin üretimi tamamlandı, arka lastikler de tamamlanmak üzere. Tamamen yerli teknolojiyle üretilecek olan lastikler, Mayıs ayında, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edilecek.
Ürettiği lastiklerin bir bölümünü ihraç eden Petlas, bu alanda büyük bir beğeni kazanmış. Adnan Şahin bu konuda şöyle diyor:
24 Mayıs 2012 Perşembe
Kırşehir halkı tepki göstermiş
Bir Kamu İktisadi Teşekkülü olan Petlas, üretime başladıktan sonra bir türlü kara geçememiş. 5 Nisan 1994 kararlarının ardından fabrikanın kapatılmasına karar verilmiş. İşsizliğin hakim olduğu Orta Anadolu’da güzide bir sanayi tesisi olan Petlas’ın kapatılmasına Kırşehir halkı tepki göstermiş. Bunun üzerine aralarında üniversite öğretim üyelerinin de bulunduğu bir grup bilim adamına yönetim kapatma dışında ne yapılabileceğini tespit için bir rapor hazırlamasını istemiş. Hazırlanan fizibilite çalışmasında yeni yatırımlar yapılması durumunda fabrikanın karlı bir şekilde işleyeceği rapor edilmiş. Zarar eden bir teşekküle yeni yatırımın yapılması uygun bulunmamış ve Petlas, Özelleştirme İdaresi tarafından satışa çıkarılmış. İhalelerin birinde İran kökenli bir firmaya satılmış; ancak firma mali yükümlülüklerini yerine getirmiş.
Bir ara sembolik bir fiyata devredilmesi dahi gelmiş, ancak aha çıkmamış. 6 Mayıs 1997’de beşinci ihale sonunda Petlas en fazla parayı vereni Kombassan Holdinge devredilmiş. Kırşehir’in de dev bir alanda kurulu fabrika, bölgenin eko ve sosyal kalkınmasında önemli bir fonksiyon.
Fabrikanın sosyal tesisleri özelleştirmenin hemen Ahi Üniversitesinin kurulmasına katkı sağlamak için devredilmiş. Petlas’ın kısa hikayesi bu şekilde, irileştirilmesinin hemen ardından kara geçen Petlas geçmişini, bugününü ve geleceğini Genel Müdür Adnan Şahin anlattı.
ANADOLU’DA BÎR LASTİK DEVİ
1989 YILINDA ÜRETİME BAŞLAYAN PETLAS, YILDA 1 MİLYON LAS ÜRETECEK KAPASİTEYE SAHİP. HALEN 1050 KİŞİNİN ÇALIŞTIĞI F- YENİ YATIRIMLARLA BİRLİKTE İŞÇİ SAYISI 2000’E ULAŞACAK...
Petlas'ın kurulmasına 1974 yılında Kıbrıs barış harekatının hemen ardından gelen ABD ambargosu üzerine karar verilmiş. Savunma sanayii alanında dışa bağımlılığı azaltmak ve Türkiye’nin ayaklan üzerinde durmasını sağlamak amaçlanmış. Zamanın hükümeti Kırşehir’e bir lastik fabrikası kurulmasını kararlaştırmış. Temeli 31 Ocak I977’de o dönemde Başbakan olan Süleyman Demirel tarafından atılmış.
Mutluluk için tek ümit insan ilişkilerinde yatar Adnan Şahin yazıları
Antoine Saint-Exupery'nin sözü "Mutluluk için tek ümit insan ilişkilerinde yatar"
Gail Sheehy "Mutlu insanların yaşamlarını incelediğim zaman aralarında ortak nokta kendilerinin dışında bir amaca bağlılıklarıydı"
İnsan üzerine oldukça güzel ve etkileyici sözler söylemiş otoriteler...
Petlas Genel Müdürü adnan şahin kaliteli insan yetiştirmek istiyoruz. Çünkü insanın önce kendine özgüveni olması gerekir. Sonrada kaliteli bir yaşam dediği zaman aklıma hep bu sözler geldi.
Teknolojinin hızına yetişmek imkansız, yepyeni yönetim modelleri ortaya çıktı ve de bir biri ardına ilginç stratejiler üretiliyor.
Ama bir gerçek var ki, tartışmasız ve yıllardır hep bir numara.
O da "insan"
‘Kaliteli insan, kaliteli ürün’
Petlas Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Adnan Şahin, şirket olarak toplam kaliteye büyük önem verdiklerini belirterek, "İnsana yatırım yapıyoruz, çünkü kaliteli insan kaliteli ürün üretir" diyor.
23 Mayıs 2012 Çarşamba
Milli lastik fabrikası
Bünyesinde 868 kişi barındıran Petlas, 144 bin metrekare kapalı olmak üzere, toplam iki milyon metrekare alan üzerine kurulmuş. 1.096.964 adet dış, 833.172 adet iç lastik, 15.222 adet uçak lastiği, 589.239 adet kolon kapasitesine sahip olan Petlas A.Ş., 1996 yılında 98 adet olan ürün çeşidini yüzde yüzün üzerinde bir artışla 194'e çıkarmayı başarmış arasına Türkiye'nin milli lastik fabrikası Petlas da alınmıştı. 5 kez satılığa çıkarılan ancak çok yüksek oranlarda borcu olan ve yeterince verimli olmadığı söylenen Petlas'a, merkezi Konya'da bulunan Kombassan Holding talip oldu. Kombassan Holding Petlas'ı 1997 yılının Mayıs ayında 35.7 milyon dolara satın almış ilk lastiğini üretmiş, 1990 yılında da seri üretime geçmişli.
ZARARDAN İCARATA NASIL GEÇTİK?
Petlas’ın özelleştirme sürecinde bazı göstergedeki değişimleri: GSMH’ye katkı 1 trilyon 233 milyardan 5 trilyon 965 milyar liraya Net döviz katkısı 910 bin dolardan 5 milyon dolara ödenen vergiler 476 milyar liradan 1 trilyon 287 milyar liraya SSK ödemeleri 143 milyar liradan 76 milyar liraya Brüt ücret ödemesi 775 milyar liradan 4 trilyon 122 milyar liraya yükseldi. Bu arada üretim hurda oranı ise yüzde 5.4’den yüzde 1.8’e geriledi. Yatırım kapasitesini her geçen gün genişleten Petlas, bugün 57 ülkeye de lastik ihraç ediyor.
Teknik elemanların fabrika v€ üretilen ürün çeşitleri ile pazar alanları hakkında bilgi verdikleri sonra söz alan Petlas A.Ş. Genel Müdürü Adnan Şahin, bedava özelleştirilmek için Petlas'ı 35.7 milyon dolar vererek aldıklarını ve daha sonra yılmadan çalışarak Petlas'ı zarardan kurtarıp, kâr eden bir kuruluş haline getirdiklerini söyledi. Basın mensupları ertesi gün Petlas'ın üretim merkezlerini gezdiler.
Adnan şahin yazıları petlas kalite güvence sistemi
Petlas A.Ş. Genel Müdürü Adnan Şahin Petlas'ın Kalite Güvence Sistemi, uluslararası akretitasyona sahip bağımsız bir kurulu olan Alman RYVTUV firmasınca ISO 9001 standardı gereklerine göre tetkik edilerek onaylanmıştır.
Petlas, Temmuz 1999'da Tasarım, Geliştirme ve Üretim için, NATO kalite güvence gereklerinin yerine getirildiği onaylanarak, Endüstriyel Kalite Güvence Seviye Belgesi AQAP-110 almaya hak kazanmıştır.Karşılığında kendi bünyesine katmayı başardı. Aradan geçen 3 yıldan sonra Petlas kapılarını medyaya açtı.
"Petlas Özelleştirilmesinin 3. Yılında" ismiyle 15-16 Haziran tarihleri arasında bir program düzenlendi. Petlas A.Ş.'nin programına Türkiye'nin dört bir yanından gelen çoğunluğu basın mensubu toplam 240 kişi katıldı. 5 kafileye ayrılan konuklar Nevşehir'deki Dedeman Otelde konuk edildiler. Gündüz Nevşehir ve yöresindeki tarihi mekânları rehberler eşliğinde gezen konuklar, akşam yemeğinde ses sanatçısı Emel Sayın'ı dinlediler.
Türk teknolojisi olan lastikler Adnan Şahin
Tamamını ürettik ancak, lisans aşamasındayız. Uluslararası Test Belgesi Almanca Türk teknolojisi olan bu lastikleri yetiştiremiyoruz. Şu anda fabrikamızda çalışmalarımız devam ediyor, bunu da sağlayarak seri üretime geçecek ve üretilen radyal lastiklerin çeşidinin ve serilerinin artırılması için makine kendi savaş uçaklarımızın lastiklerini kendi tesislerimizde üreterek ekoların siparişlerini verdik. Gelecek yeni makinalarla hem çeşit artacak hem ekonomiye çok önemli bir katkı sağlamış olacağız” dedi. Yapılan de serileri artacak” diye konuştu.
22 Mayıs 2012 Salı
Petlas'ın yeni ortağı
Fakat lastik piyasası, bu ortaklıkla ilgili Continental-Earum'un adı geçiyor. Türkiye’de muhafazakar sermaye imajından dul ayı rahat nefes alamayan Konbassan Holding dışarda sessiz sedasız ortaklıklara imza atıyor. Konbassan yabancılarla son ortaklısını 1937 yılında özelleştirme- ilen 30:7 milyon dolara aldığı Petlas için yaptı.
Petlas'ın yeni ortağı Almanya'da lastik tire- ton ünlü bir firma. Geçtiğimiz ocak ayınca atılan imzalar ortağın isteği üzerine şimdiye kadar gizli tutuldu.
Alman Continental Petlas’a ortak oldu
Millennium 2001 binek, lastiği ile konforlu, ekonomik ve sessiz bir sürüş sağlamalarım hedeflediklerini belirten Genel Müdür ŞAHİN, PETLAS'in yeni binek otomobil lastiği.
Petlas için ünlü bir Alman firmayla ortaklık anlaşması yaptı. Geçen ocak ayında imzalanan anlaşma. Alman şirketin borsada işlem görmesinden dolayı gizlendi. Yapılan anlaşma karşılıklı ortaklık anlamına gelen "Cross Venture" şeklinde gerçekleşti. Ancak ortaklığın nasıl bir hisse paylaşımıyla olduğu açıklanmıyor. Alman ortağın adı da hala gizleniyor.
Çevre dostu lastik
Türkiye’nin en büyük lastik fabrikalarından birisi olan PETLAS, “MİLLENNİUM 2001” adı verilen yeni ürünü 14 jant binek otomobil lastiğini pazara sundu.
PETLAS Lastik Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Adnan ŞAHİN konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, PETLAS Araştırma Geliştirme Birimi tarafından dizayn edilen ve üretilen, “MİLLENNİUM 2001” binek otomobil lastiği ile müşterilerinin tüm beklentilerini karşılamayı amaçladıklarını belirterek, özel blok diş yapısı ile her türlü yol şartlarında ve virajlarda maksimum tutunma sağlayan Millennium 2001’in özel omuz yapısı ile de gövdenin soğumasına imkan tanıdığını söyledi.
21 Mayıs 2012 Pazartesi
Başarılı genel müdür
Petlas’ın genç Genel Müdürü Adnan Şahin, İzmir Fuarı'nda ilk defa bağımsız olarak yer alan Petlas'ın milli bir kuruluş olduğunu ve Türk lastiğini dünyaya tanıtmayı hedeflediklerini söyledi. Şahin, konvansiyonel lastik üretiminde son teknolojiyi kullandıklarını belirterek, üretimin yüzde 35‘inin Almanya, Yunanistan, İngiltere, İrlanda, İspanya, Belçika, Yeni Zelanda, Cibuti Cumhuriyeti, Papua Yeni Gine ve Uganda'ya ihraç edildiğini belirtti.
Siyasi iktidarların ekonomi üzerindeki kararları
Seçmen bizden umutsuzluk değil umut beklemektedir", sözüyle karşılık vermiştir. Diğer taraftan yine bu siyasi duayenimiz, bugün çalkantıları yapı-lan ve binlerce çalışanımızın yollara dökülmesine neden olan Sosyal Güvenlik Yasasını siyasi popülizm uğruna değiştirerek bugün batmakta olduğu söylenen Sosyal Sigortalar Kurumunun bu hale gelmesine katkıda bulunmuştur.
Onun için, kısaca belirtmemiz gerekirse, Türkiye’nin kuralsızlıktan, hukuksuzluktan, kalitesizlikten ve ahlaksızlıktan kurtulması için siyasi iktidarların ekonomi üzerindeki kararlarının mutlaka anayasal düzenleme ile sınırlandırılmasına ihtiyaç vardır, iyi bir sosyal düzen için; iyi bir sosyal sözleşmeye, iyi bir ekonomik düzen için; bu sosyal sözleşmenin bir bölümünü oluşturacak “Anayasal Ekonomik Düzenlemeye mutlaka gerek bulunmaktadır.
Ülkemizde siyasi popülizim
Siyasal iktidarlar yeniden seçilebilmeyi garantilemek ve sahip oldukları güç ve yetkiden mahrum kalmamak için makro ekonomi yönetiminde popülizme ve keyfiyete yönelerek harcama, vergileme, para basma ve borçlanma yetkilerini istismara yönelebilirler.
16 Mayıs 2012 Çarşamba
Avrupa Birliği’nin Ekonomik Karar Sınırlamalarına Bakış Açısı
Avrupa Birliği’ne üye ülkeler 7 Şubat 1982 tarihinde Hollanda’nın Maastricht Kentinde toplanarak kentin adıyla anılan “Maastricht” Anlaşması’nı imzalamışlardır. Toplantıda alınan karar siyasal iktidarların ekonomi üzerindeki yetkilerinin sınırlandırılmasını içermektedir. Maastricht Anlaşması'nı incelememiz bugün bizim niçin ekonomik kararlarda bir anayasal sınırlamaya gidilmesi konusunda ısrarlı olduğumuzu açık bir şekilde ortaya koyacaktır.
Maastricht Anlaşması bizim şu önemli hususu anlamamıza yardımcı olmalıdır. Politikacılar, ekonomi üzerinde keyiflerince karar sahibi olamazlar. Ekonominin bazı genel kurallarına riayet edilmesi gerekir. Maastricht kriterleri ekonomik düzen ve istikrar için kurallar oluşturmaktadır. Üye ülkeler bu kriterlerle kendi ekonomi yönetimlerini sınırlamaktadırlar.
sosyal güvenlik sisteminde anayasal düzenlemeler
Diğer taraftan, devletin sosyal güvenlik alanındaki görev ve fonksiyonlarının ne olacağının Anayasalarda belirlenmesi pekala mümkündür. Kanaatimizce yapılacak anayasal düzenlemeler siyasal iktidarların sosyal güvenlik sistemini sürekli olarak politize etmelerinin (Örneğin, emeklilik yaşı ve süresini keyfi olarak azaltmaları veya yükseltmelerinin) önlenmesi için sosyal güvenlik sistemine ilişkin anayasal düzenlemeler mutlaka gereklidir. Bu konu başlı başına bir incelemeyi gerektirdiğinden önümüzdeki yazılarda incelenmesi düşünülmektedir.
* Ulusal paraların döviz kuru mekanizmasına dahil edilmesi, ulusal paranın döviz değişim oranının dalgalanmaya bırakılmaması kabul edilerek kur mekanizması içindeki değer değişimine sınırlama getirilmiştir (Değer değişimi +/- %15’i geçmemelidir).
Ülkeler arasında Ekonomik ve Parasal Birlik
Maastricht Anlaşması Avrupa Birliği’ne üye ülkeler arasında Ekonomik ve Parasal Birliğin oluşmasını hedeflemektedir. Ortaya konulan ilkeler şunlardır:
* Enflasyon oranlarına bir sınırlama getirilmiştir (Bir önceki yılda Birliğe üye ülkelerden en düşük enflasyona sahip olan üç ülkedeki enflasyon oranları ortalamasının %1.5’in- den daha fazla olmayacaktır).
Ayrıca, devletin sosyal güvenlik alanından çekilmesi ve hizmetlerin özel kesime devredilmesi zamanı da gelmiş bulunmaktadır. Devlet gelir düzeyi düşük olanların sosyal güvenlik katkılarını sosyal güvenlik şirketlerine ödeyerek sosyal devlet niteliğini tamamlayabilir.
8 Mayıs 2012 Salı
YÜKSEK ENFLASYON VE ADNAN ŞAHİN
Kamu harcamalarının tamamen vergi ile finanse edilmemesi bütçe gelirleri ile bütçe harcamaları arasındaki dengesizlik sorununu yani "bütçe açığı sorununu” gündeme getirir.
İktidarlar bütçe açığını tamamen vergi ile finanse edemeyince, bu kez vergi dışı finansman kaynaklarına yönelirler. Vergi dışı finansman araçları Borçlanma ve Emisyon dur.
Özellikle belirtmemiz gerekir ki, vergi yükünün giderek artmasının ekonomi üzerinde önemli sorunlara yol açması kaçınılmazdır. En başta vergi yükünün artmasının toplam tasarrufları yatırımları ve emek arzını olumsuz etkilemesi söz konusudur. Bu, netice olarak işsizliğin artması, ekonomik büyüme ve kalkınmanın yavaşlaması ve prodüktivitenin düşmesi anlamına gelir. Dahası vergilerin ağırlaşması vergi kaçakçılığı sorununu da beraberinde getirecektir.
Vergi kaçakçılığı ise tabiatıyla, yeraltı ekonomisinin kayıt dışı ekonominin genişlemesi ve devletin vergi gelirlerinin azalması sonucunu doğuracaktır.
Borçlanmanın da ekonomi üzerinde olumsuz etkileri vardır. Devletin kamu harcamalarını iç borçlanma (Hazine tahvil ve bonoları ihracı, Merkez Bankasından kısa vadeli avans vs.) başvurarak finanse etmeye yönelmesi kısa dönemde faiz oranlarını artırır. Faiz oranlarının artması, üretim ekonomisinin daralması ve yatırımlara aktarılabilecek fonların milli gelire hiçbir katkısı olmayan rant ekonomisi içinde değerlenmesi neticesini doğurduğu gibi. Faiz oranların artması, müteşebbislerin kredi kullanma maliyetlerini önemli ölçüde artırır. Özellikle devletin iç borçlanmaya başvurması üretim ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar doğurur.
I. Türkiye Ekonomisindeki Temel Sorunlar ve Nedenler
Siyasal iktidarların kamu ekonomisinde sahip oldukları güç ve yetkileri keyfi kullanma eğiliminde olmaları ülkemizde özet olarak belirtmiş olduğumuz aşağıdaki sorunların ortaya çıkmasına neden olmuştur;
• Yüksek Enflasyon
• İşsizlik
• Ağır vergi yükü ve kayıt dışı ekonomi
• Rant Ekonomisi
• Düşük verimlilik
• Gelir dağılımındaki adaletsizlik
• Bölgeler arası gelişmişlik farkları
• Alt yapı yatırımlarındaki yetersizlik
• Mali disiplinsizlik (kamu harcamaları ve kamu gelirleri arasındaki dengesizlik) ve artan bütçe açıklan
• Parasal disiplinsizlik
• KİT’lerin sorunları
• Sosyal Güvenlik Kuruluşlarının sorunları
• Ve diğer ekonomik sorunlar
Bu temel sorunların kaynağı ve neticeleri araştırıldığında asıl sorunun kamu ekonomi- 469 sinin görev ve fonksiyonlarının giderek artması olduğu görülmektedir. Bu ise kamu harcamalarının sürekli artması anlamına gelmektedir. Artan kamu harcamalarının finansman kaynağı ise; temelde vergiler ve vergi dışı finansman araçları olan borçlanma ve emisyondur.
Vergiler devletin en önemli finansman kaynağı olmalarına rağmen toplanacak vergilerin de bir sının bulunmaktadır. Her şeyden önce vergilerin artırılması, vatandaşlar tarafından tepki ile karşılanabileceğinden oy kaybetmek istemeyen ve yeniden seçilebilmeyi planlayan siyasal iktidarlar, vergileri özellikle seçim öncesi dönemlerde fazla artırmamaya özen gösterirler.
EKONOMİK ANAYASA
Son yıllarda dünya iktisatçıları, siyasetçilerin ve hükümetlerin sorumsuzca kullandıkları para basma, vergileme, harcama ve borçlanma gibi yetkilerine sınırlamalar getirilmesi gerektiğini vurgulamaktadırlar, iktisat teorisyenleri siyasal iktidarların ellerindeki güç ve yetkilerin mutlaka anayasal normlarla sınırlandırılması gereği üzerinde durmakta ve ayrıca Anayasal İktisat (Constitutional Economies) adı verilen yeni bir araştırma alanında hükümetlerin ekonomiyi daha fazla politize etmeleri için Anayasanın içerisinde Ekonomik düzenlemelerin oluşturulması önerilmektedir.
Artık dünyada devlet müdahalesini savunan geleneksel Keynezyen İktisat Teorisi, Sosyal Refah Devleti ve benzeri müdahaleci devlet anlayışları reddedilmektedir. Artık dünyada hem bireylerin, hem de devletin hak, yetki, güç ve sorumluluklarının mümkün olduğu ölçüde kesin çizgilerle belirlenmesi gereği üzerinde durulmaktadır. Gelişmiş ülkelerde uygulanan ve adına Anayasal İktisat Teorisi denilen sistem, devletin iktisadi alandaki görev, fonksiyon ve yetkilerinin mutlaka sınırlandırılması aksi halde büyüyen devletin bireylerin hak ve özgürlükleri üzerinde tehlike oluşturacağını belirtmektedir. Ülkemizin bugün gelmiş olduğu noktada ekonomik özgürlüklerin siyasal ve demokratik özürlüklere ne derece etkili olduğu çok açık ve seçik bir şekilde görülmektedir. Bu nedenle dünyada tartışması yapılan “Ekonomik Anayasanın ülkemiz için de son derece elzem olduğuna inanmaktayız. Bu amaçla çalışmamızda ülkemizin ekonomik sorunları ve böyle bir düzenlemeye gidilmesindeki zorunluluğu incelemeye çalışarak, yine ülkemizde çağdaş anayasallığın ve anayasal demokrasinin gereği olduğuna inandığımız ekonomik anayasanın oluşturulması konusundaki önerilerimizi sunmaya çalışacağız.
PARA POLİTİKALARI
Makro ekonomi yönetimindeki keyfiyeti ve popülizm, basiretsiz maliye politikalarının sonucu mali disiplin ve sorumluluk ahlakının bozulması, tutarsız para politikalarının sonucunda para arzının sürekli olarak genişlemesi ve bunun sonucunda giderek kronikleşen enflasyon ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik kaosu açık bir şekilde gözler önüne sermektedir. Ayrıca kamu borçlanmasında disiplinin yok olması ve iç borç yönetimindeki keyfiyet, borç ve faiz ödemelerinin sürekli genişlemesine neden olmaktadır. KİT’ler ve sosyal güvenlik kuruluşlarının da giderek iflasın eşiğine gelmeleri Türkiye ekonomisinde düzen, istikrar, disiplin ve sorumluluk ahlakı için önlemler alınmasını kaçınılmaz hale getirmiştir.
Bütün bunların altında, hükümetlerin ekonomiyi politize etmeleri yatmaktadır. Son dönemdeki hükümet uygulamalarında bunun en bariz örneğidir. Daha 6 ay önce reform olarak tanıtılan ekonomik tedbirler, 6 ay sonra yeni bir reform paketi ile ortadan kaldırılabilmektedir. Siyasi iradenin sorumsuzca almış olduğu ekonomik kararlar, para politikasından vergi politikasına, harcama ve borçlanma politikalarına kadar yine sorumsuzca uygula maktadır. Bunun altında “özel çıkar”, “oy” hesabi doğrultusunda karar ve tercihler bulunmaktadır. Bu hesaplar içerisine giren siyasi aktörler sonuçta kamu ekonomisinde sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadırlar. Amacı iktidarı ele geçirmek olan siyasetçiler seçim öncesinde yalan dolan ve aşınvaatler ile seçmenin oyunu kazanma yarışı içine girmekte, iktidarın elinde bulunduran siyasi parti; elindeki mevcut ekonomi politikası araçlar (KAMU HARCAMALARI, VERGİLER, BORÇLANMA, PARA BASMA vs.) sorumsuzca keyfince kullanarak yeniden seçilme mücadelesine katılabilmektedir, işte ekonomi politikalarının bu şekilde keyfi kullanılması ekonomik istikrarı bozmakta, ekonomik sorunları ağırlaştırmaktadır. Ülkemizin gelmiş olduğu nokta budur. Bu gidişe mutlaka “dur” denmelidir.
PETLAS GENEL MÜDÜRÜ
Ekonomik Politikaların Anayasa İle Sınırlandırılması
Dünya ekonomisi hızlı bir değişim trendi içerisinde bulunuyor. Latin Amerika’dan Uzak Doğu’ya uzanan bir dizi ülkede ekonomide serbestleşme, özelleştirme ve yerelleştirme reformları tüm hızıyla devam etmekte. Türkiye, 1980 sonrasında ekonomi alanında aldığı kararlar ve yaptığı uygulamalarla bu değişime ayak uydurmaya çalışıyor. Ülkemizde 1980’den günümüze ithal ikameci sanayileşme stratejisinden, dışa açık büyüme stratejisine; korumacı dış ticaret politikalarından, serbest ticarete; kapalı ekonomiden, Avrupa ile Gümrük Birliğini gerçekleştirmeyi ve Avrupa Birliği ile bölgesel ekonomik entegrasyona katılmayı hedefleyen bir ortama; bankacılık ve mali sektörde devlet müdahalelerinden, deregülasyona ve liberasyona doğru bir değişim yaşanıyor. Türkiye’de bu alanlarda çeşitli başarılar elde edilmesine karşın, ülkemiz ekonomisi uzun yıllardır ciddi ekonomik istikrarsızlıktan kurtulamıyor. Çünkü, siyasal istikrarsızlık ve bunun sonucu olan makro ekonomideki istikrarsızlık, Türkiye’nin gelişmesini engellemektedir.
Makro ekonomi yönetimindeki keyfiyeti ve popülizm, basiretsiz maliye politikalarının sonucu mali disiplin ve sorumluluk ahlakının bozulması, tutarsız para politikalarının sonucunda para arzının sürekli olarak genişlemesi ve bunun sonucunda giderek kronikleşen enflasyon ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik kaosu açık bir şekilde gözler önüne sermektedir. Ayrıca kamu borçlanmasında disiplinin yok olması ve iç borç yönetimindeki keyfiyet, borç ve faiz ödemelerinin sürekli genişlemesine neden olmaktadır. KİT’ler ve sosyal güvenlik kuruluşlarının da giderek iflasın eşiğine gelmeleri Türkiye ekonomisinde düzen, istikrar, disiplin ve sorumluluk ahlakı için önlemler alınmasını kaçınılmaz hale getirmiştir.